İçeriğe geç

Dijital model nedir? Taramadan basılan ve kazınan çalışma modeli

Diğer adları: sanal model, 3B model, basılı model, dijital çalışma modeli

Dijital model, alçı modelin bilgisayardaki karşılığıdır: dişlerin ve dişetinin ağız içi tarayıcı ya da masaüstü tarayıcı ile elde edilen üç boyutlu kopyası. Tasarım bu sanal model üzerinde yapılır. Prova ve bitirme için fiziksel bir model gerekirse dosya 3B yazıcıda basılır ya da bloktan kazınır.

Kazıma ve üretimGüncelleme: 5 Kasım 2026

Bu sayfada
  1. Sanal model ve fiziksel model
  2. Tasarım sanal model üzerinde yapılır
  3. Fiziksel modele ne zaman ihtiyaç var?
  4. Basılmış ve kazınmış modellerin doğruluğu
  5. Dosya olarak saklamanın getirdikleri
  6. Sık sorulanlar

Sanal model ve fiziksel model

“Dijital model” laboratuvarda iki ayrı şey için kullanılır ve karışıklık buradan çıkar. Birincisi sanal modeldir: tarayıcıdan gelen, ekranda döndürüp kesit alabildiğiniz üç boyutlu dosya. İkincisi o dosyadan üretilen fiziksel modeldir; bir yazıcıda basılmış ya da bir bloktan kazınmış, elle tutulan çalışma modeli. İkincisine bazen “basılı model” ya da “dijital iş akışından gelen model” denir, ama ikisi de aynı dosyadan doğar.

Sanal model iki yoldan elde edilir. Hekim ağız içi tarayıcı ile doğrudan tarar ve dosyayı gönderir; buna dijital ölçü denir. Ya da klasik ölçü alınır, laboratuvarda alçı dökülür ve bu alçı model masaüstü tarayıcıda taranır. İki durumda da sonuç çoğunlukla bir STL dosyası olur.

Tasarım sanal model üzerinde yapılır

Diş kazımanın ilk adımı modeldir. Tasarım yazılımı sanal modeli açar, teknisyen preparasyonlu dişi işaretler, marjin çizgisini çizer, giriş yönünü belirler ve siman aralığını ayarlar. Komşu dişler ve karşıt çene de aynı dosyada durur; temas noktaları ve kapanış bu verilerle kurulur. Restorasyonun iç yüzü doğrudan preparasyonun taranmış yüzeyinden türetildiği için sanal modelin kalitesi, kazınan restorasyonun uyumunu baştan belirler.

Burada sık rastlanan sorunlar da modelden gelir. Taranmamış bir kenar bölgesi, tükürük ya da kan yüzünden bozulmuş bir yüzey, kapanışta yanlış hizalanmış karşıt çene tasarımcının düzeltebileceği şeyler değildir. Laboratuvar bu tür bir dosyayı fark ettiğinde yeniden tarama istemek, sonradan prova masasında uğraşmaktan ucuzdur.

Fiziksel modele ne zaman ihtiyaç var?

Tek bir monolitik kron için bazen fiziksel model hiç gerekmez. Restorasyon sanal model üzerinde tasarlanır, kazınır, sinterlenir ya da kristalize edilir ve doğrudan klinike gider. Ancak birçok iş hâlâ elde bir model ister: porselen kaplama yapılacak altyapılar, temas noktalarının elle ayarlanacağı köprüler, estetik bölgede renk ve yüzey dokusunun kontrol edileceği vakalar, çok üyeli implant işleri.

Bu durumda sanal model fiziksel modele dönüştürülür. Tasarım yazılımlarının çoğunda bir model modülü bulunur: kesilebilir güdükler, analog yuvaları, artikülatöre takılacak taban gibi ayrıntılar bu modülde eklenir. Sonra dosya ya 3B yazıcıya gider ya da freze makinesine.

Basılacak modeli hazırlarken model yazılımında birkaç ayar yapılır. Model içi dolu bırakılabilir ya da reçine harcamamak için boşaltılabilir; boşaltılan modelde içeride kalan sıvı reçinenin çıkabileceği bir yol bırakılmazsa yıkama ve son sertleştirme zorlaşır. Güdükler ayrı basılıp modele takılacaksa yuvadaki boşluk ayarı güdüğün ne kadar sıkı oturacağını belirler. Bu ayarların doğru değeri yazıcıya ve reçineye göre değişir, o yüzden yeni bir reçineye geçince ilk modeller deneme sayılır.

Kazınacak modelde malzeme alçı ya da PMMA bloktur; aşağıdaki çalışmalarda ikisi de kullanıldı. Laboratuvarda freze zaten varsa model kazımak ek cihaz gerektirmez, ama frezenin model kazırken geçirdiği saat restorasyona ayrılamaz. Yazıcı ile freze arasındaki bu iş bölümü her laboratuvarın kendi hesabıdır.

Basılmış ve kazınmış modellerin doğruluğu

Bu konuda çalışmalar birbirini tam tutmuyor; tek bir çalışmaya bakıp karar vermek yanıltır.

Choi ve arkadaşlarının 2019’da yayımlanan laboratuvar çalışmasında, ağız içi tarama verisinden beş eksenli makinede alçı bloktan kazınan modeller ile SLA ve DLP yazıcıda basılan modeller karşılaştırıldı. Tam arkta gerçeğe yakınlık (trueness) ortalama sapması kazınmış alçıda 94,0 µm, SLA’da 85,2 µm, DLP’de 105,5 µm çıktı. Klasik yolla dökülen alçı modeller ise 27,9 µm ile hepsinden daha doğruydu. Değerler RMS sapmasıdır; küçük olan daha iyidir. Yazarlar SLA ile kazımanın gerçeğe yakınlıkta benzer olduğunu, tam ark tekrarlanabilirliğinde (precision) ise kazımanın baskıdan iyi olduğunu bildirdi.

Sidhom ve arkadaşlarının 2022 çalışmasında ise PMMA diskten kazınan ve SLA ile basılan çalışma modelleri arasında anlamlı fark bulunmadı; ortalama sapma kazınmışlarda 288,8 µm, basılmışlarda 259,1 µm idi. Çalışma grup başına dört örnekle planlandığı için bu rakamlar ancak bir fikir verir.

Mistry ve arkadaşlarının 2024 sistematik derlemesi basılı tam ark modelleri dijital referans dosyayla karşılaştıran yedi çalışmayı inceledi. Derlemenin özetine göre incelenen bütün baskı teknolojileri klinik olarak kabul edilebilir doğruluk verdi ve DLP ile PolyJet, SLA ile FFF’nin önüne geçti. Dahil edilen çalışmalar bu sıralamada tam uyuşmuyor; FFF modelleri daha doğru bulan bir çalışma da var. Derlemede aktarılan bir başka çalışmada giriş seviyesi LCD yazıcılar profesyonel cihazlardan daha az doğru çıktı.

Bu tabloya bakınca modelin doğruluğunu tek başına teknolojinin adı belirlemiyor; yazıcı, reçine, son işlem ve taramanın kendisi de işin içinde. Modeli prova için kullanan laboratuvar, kendi yazıcısında basılan modelin kazınmış restorasyonla nasıl oturduğunu birkaç vakada kontrol etmeli.

Dosya olarak saklamanın getirdikleri

Dijital modelin laboratuvara en somut faydası arşivdir. Alçı model rafta yer kaplar, kırılır, aşınır. Dosya ise yıllarca saklanır ve aynı hasta için yeni bir iş geldiğinde eski durumla üst üste getirilebilir. Bir restorasyon kırıldığında ya da kaybolduğunda aynı tasarım yeniden kazınabilir.

Aynı dosya farklı laboratuvarlar arasında da kolayca dolaşır. Kendi frezesi olmayan bir laboratuvar tasarımı yapıp dosyayı bir kazıma merkezine gönderebilir ya da tersine, dışarıda tasarlanan bir işi kendi makinesinde kazıyabilir. Bu iş bölümünün nasıl kurulduğu kazıma süreci yazısında anlatılıyor.

Sık sorulanlar

Dijital model ile alçı model arasındaki fark nedir?

Alçı model ölçüye alçı dökülerek elde edilir. Dijital model ise taramadan oluşan bir dosyadır; gerektiğinde basılır ya da kazınır. Dosya kırılmaz, aşınmaz ve aynı modelden istenen sayıda kopya çıkarılabilir.

Dijital model hangi dosya formatında olur?

En yaygın format STL’dir. Bazı tarayıcı ve yazılımlar renk bilgisini de taşıyan PLY veya OBJ gibi formatlar ya da kendi kapalı formatlarını kullanır.

Basılan model yeterince hassas mı?

Mistry ve arkadaşlarının sistematik derlemesi, incelenen bütün baskı teknolojilerinin tam ark modellerde klinik olarak kabul edilebilir doğruluk verdiğini bildiriyor. Giriş seviyesi yazıcılar bu sınıra yaklaşabilir; yazıcı, reçine ve son işlem sonucu değiştirir.

Model kazınabilir mi?

Evet. Alçı veya PMMA bloktan beş eksenli freze makinesinde model kazınabilir. Çalışmalarda kazınmış ve basılmış modellerin doğruluğu çoğu zaman birbirine yakın çıkmıştır.

Kaynaklar

Uzman okuması bekliyor; sayılar kaynaklardan. Yayın ilkeleri

  1. Choi ve ark., Three-Dimensional Evaluation on Accuracy of Conventional and Milled Gypsum Models and 3D Printed Photopolymer Models, Materials 2019;12(21):3499 · Hakemli makale (laboratuvar çalışması). Alçı, kazınmış alçı, SLA ve DLP modellerin doğruluğu.
  2. Sidhom ve ark., Effect of Different CAD/CAM Milling and 3D Printing Digital Fabrication Techniques on the Accuracy of PMMA Working Models and Vertical Marginal Fit of PMMA Provisional Dental Prosthesis, Polymers 2022;14(7):1285 · Hakemli makale (laboratuvar çalışması). Kazınmış ve basılmış PMMA modeller.
  3. Mistry ve ark., 3D printed full-arch versus digital reference dental models: A systematic review, Bioinformation 2024;20(9):1100-1105 · Hakemli makale (sistematik derleme). Baskı teknolojilerinin model doğruluğu.